çeyiz alışverişi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
çeyiz alışverişi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Haziran 2014 Perşembe

Ben Geldim :) Tantitoni Çaydanlık..

Merhaba,
Çok uzun bir ara oldu bu biliyorum ve çok kötü bir blogger da olduğumu da biliyorum.. Belki de bir çoğunuz gün aşırı açıp baktınız yeni bir şey yazdım mı diye, ama ben oldukça sorumsuz davrandım..
Bu konuyu fazla uzatmıyorum inşallah bundan sonra arayı daha kısa tutacağım inşallah :)
Kaldığımız yerden devam edelim istiyorum...
Evlenmeden önce çeyizime almak istediğim ancak fiyatından dolay hep durduğum Tantitoni'nin şu gördüğünüz şeker çaydanlığını çok istiyordum..

Daha sonra ev işi kesinleşince evin sıfır olması, düğün tarihimiz nedeniyle kırmızı beyaz olan mutfak dolaplarını değiştirmedik..  Kırmızı dolaplara alışmam biraz zaman oldu ama zamanla sevdim..
Daha sonra da bu pembiş sevdamdan vaz geçtim.. Hazırlıkta olanlara en büyük tavsiyelerimden biri göz önünde olan eşyalar almadan önce evinizin belli olmasını bekleyin.. Yoksa mutfak eşyalarınız pembe, dolaplarınız kırmızı, ya da çok alakasız bir renk olur saçma sapan bir eviniz olabilir.. O nedenle özellikle dolap dışında sergilemek istediğiniz eşyalarınızı alırken acele etmeyin.. Bekleyin biraz, eviniz belli olsun..
Tabi benim bu çaydanlığa olan aşkım bitti mi? Hayır :)
Pembesi olmazsa beyazı diye tutturmaya başladım.. 14 şubatta eşimin bu güzelliği bana hediye etmesiyle kavuştuk :) 



Bitti sandınız değil mi ? :)
Tabi ki bitmedi.. Bu güzelliği  instagram da paylaştıktan sonra çaydanlığımın üst kısmı çok ufak bir çarpmayla kırıldı :(

Üst kısmı satılıyordu 23 liraya yenisini aldık..
Ama bir ay kadar sonra yine kırıldı.. Bu kez Tantitoni de indirim olmasına rağmen fiyatı 32 liraydı sanıyorum tam hatırlayamıyorum..
ve üçüncü üst ile yıkamaya bile korkarak bakışıyoruz arada..
Haaa ayrıca niye ig de paylaştıktan sonra kırıldı diyrum çünkü yine orada çokça sorulan tantitoni bitki presim de kırıldı :D onun da ikincisini aldık..
Ya bunu camı çok ince ya da bende bir problem var :)
Alacak olanlar ve almış olanlar aman dikkat edin..
Diğer bir eleştirim de şu, kapağındaki vida yeri hemen paslanıyor.. Yani sonuçta arada sırada da olsa bu şeyin yıkanmaya ihtiyacı var ama yok hemen paslanıyor..
 Ve ayrıca Tantitoniye son bir eleştiri, Vialand'da ki çalışanları çok suratsız, bir soruya zorla cevap veriyorlar..
Yinede bu çaydanlığın bende olması mutluluk sebebi :)
Şimdilik benden bu kadar kendinize çok iyi bakın hepinize hayırlı kandiller..

23 Aralık 2013 Pazartesi

Küçük Bir Duyuru..

Aslında yazdığım ama yarım kalan başka bir post vardı.. 
Hayat ne garip diyorum bazen, bir saat öncesiyle sonrası tutmuyor bazı insanların..
Hayat yeni başlangıçlar yaptırıyor kendisine, dostluklar falan da değişiyor.. 
Bir yola çıkmıştım hatırlarsanız önceden duyurduğum, iş ile ilgili bir posttu. Şimdi o yoldan geri döndüm, bilginize olsun istedim, ben yine tek tabanca olarak aranızda olmaya devam edeceğim..
O yola çıkarken başladığım bazı işler vardı, mecburen onlara devam edeceğim ara da sıra da sizlerden gelen istekler doğrultusunda ama dediğim gibi başladığım bir şey olduğu için, tek başıma ama İki Şehir Bir Meryem olarak..
Aslında blog yazmaya bile ara vermeyi düşündürecek, her şeyin boş olduğunu düşündüğüm bir süreç geçirdim, geçiriyorum belki de..
Bende değişiyorum kabul ediyorum ama etrafımda değişiyor işte..
İzmir'den yazıyorum bu postu.. Anneciğimin yanındayım.. Bu tatil olanların üstüne denk geldi, gariptir burada olmam atlatmaya da yardımcı oldu.. Hayat bana öyle çok şey gösterdi ki, işin garibi hala derinden üzülmeye devam edebiliyorum.. 
Hep dedim ya hani kendime bir yol çiziyorum diye evet yavaş yavaş şekilleniyor hayatım..
Aslında melankolik olmak falan istemiyorum işte ama, malesef huyum mu yapım mı bilmem neyse söz bu son :D 
Yani eleye eleye etrafımda öyle az kişi bıraktım ki mecburen son olmak zorunda..
Belki yanlış yapıyorum ama elimde değil, ben uzunca süre sabrediyorum bir şey için kendim nasıl özveri gösterdiysem, saygı duyduysam önem verdiysem kendim için de en azından biraz onu bekliyorum..
Ben en çok açık sözlülük istiyorum.. Ben yanlış, kötü bir insan da olabilirim ama bunu yüzüme açık açık söylesin istiyorum karşımdaki, öyle alttan alttan, ya da başkalarına söyledi mi işte ben o zaman çıldırıyorum..
Yapılan iyilik karşıdakinin yüzüne vurulmasın istiyorum..
Ya iyiliği yapan Allah için yapıyor bunu, bi sabretse, bir dursa Allah onun mükafatını zaten verecek ona, ama yok insan oğluyuz ya, başımız sıkıştığı anda her şeyi yakıp yıkmaya, pat pat konuşmaya öyle çok müsaitiz ki, kendi elimizle yaptığımızı kendi elimizle yıkıyoruz..
Kaşıkla verip sapıyla çıkarıyoruz yani :D 
Sinirliyim, üzgünüm, dertliyim ama mutluyum..
Mutlu bir yuvam var, hayata geleceğe umutla bakabileceğim beni seven bir eşim ve ailem var..
Rabbim'e binlerce kez şükürler olsun.. Gösterdikleri ve göreceklerim için..
Dostluk ise iki tane olsun temiz olsun diye baktığım bir şey artık bu son yaşadıklarımdan sonra benim için..
Çünkü biliyorum her hayır da bir şey, her şer de de bir hayır vardır..
Kendinize çok çok iyi bakın :) 
Mutlu olun kırmayın, kırarsanız da gerçekten pişmansanız düzeltmek için elinizden geleni yapın, çünkü insan oğluyuz kırmak sonra da toparlamak için yaratıldık..
Önemli olan toparlamayı isteyip istememek de zaten..

15 Ağustos 2013 Perşembe

Perde de Aciiil Yardıım :(


Koca evin hemen hemen her şeyini aldım da bir tek şu perde işinde sarpa sardım. Resmen kal geldi bana ya. Nasıl bir perde seçmeliyim, kaça kaç olmalı, pilesi az mı olsun çok mu?? Rengi ne olsun?? Fiyatı  ne kadar olsa makuldur, resmen bunları düşünmekten işin içinden çıkamadım. 
Ben pilesi az olan bir perde istiyorum. bire biri buçuk oluyomuş sanırım. 
Birde store perde istemiyorum. Güneşlik olarak bile istemiyorum. Onların temizlik açısından pratik olmadığını düşünüyorum ayrıca bir de hoşuma gitmiyor. Bu nedenle klasik güneşliklerden yana kullanacağım tercihimi. 
Birde İstanbul'a perde bakmaya gidemeyince, İzmir'de alayım diye düşünerek perde bakmaya çıktık. Destekçim kuzenlerimle. 
İki yere baktık.
İkincisi Taç'dı. Bize uzuuun incelemeler sonucu 3.500 lira fiyat çıkardılar. 
Ben üç odamda fon kullanmaya karar verdim. Hepsi içinde yaklaşık 50 metre tüle bu fiyatı çıkardılar. 
Açıkçası bana çok fazla geldi. Ama hiiiç anlamadığım bir konu olduğundan dolayı belkide. 
Şimdi sizlerden yardım istiyorum. Ortalama bir perdenin metresi ne kadar olsa makuldur??
İzmir ve İstanbul arasında gerçekten fiyat farkı var mıdır??

Ben son zamanlarda fazla cimrilik yaptığım için mi fiyat bana çok geldi :D 
İşin özü Meryem sizlerden yardım istiyor. 
Hatta İstanbul'da Avrupa yakasında tavsiye edebileceğiniz perdeci var mı ??
Tavsiyeleriniz neler perde konularında. Şöyle almaya dikkat et, böyle olmasın vs. dediğiniz noktalar var mı??
Ya da amaaan, bak kendi başının çaresine bir perde bile alamıyorsan niye evleniyosun mu diyorsunuz ??
İşte bunların cevaplarını heppinizden bekliyorum :)
Kendinize iyi bakın canlar. Öpüldünüz :)