ikisehirbirmeryem etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ikisehirbirmeryem etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Ocak 2014 Pazartesi

Sofralarımdan Seçmeler

Herkese merhabalar, instagramdan takip edenler biliyorlar ama takip etmeyenler için servislerin sofralarda duran hallerini paylaşmak istedim sizlerle, böylece daha detaylı bilgi isteyenlere de toplam bir cevap vermiş olurum;





Bunlar servislerin sofralarım da kullanılmış halleri..
Ayrıca bu servislerin runnerlarını soranlar için runner modellerim;


Bu sondaki runnerı özellikle buruşuk olarak çekti çünkü birkaç saat içinde açılıyor. 
Sizlere kat izi halinde gelse de korkmayın..
İletişim ve detaylı bilgi için;
ikisehirbirmeryem@gmail.com
Kendinize çok iyi bakın...

23 Aralık 2013 Pazartesi

Küçük Bir Duyuru..

Aslında yazdığım ama yarım kalan başka bir post vardı.. 
Hayat ne garip diyorum bazen, bir saat öncesiyle sonrası tutmuyor bazı insanların..
Hayat yeni başlangıçlar yaptırıyor kendisine, dostluklar falan da değişiyor.. 
Bir yola çıkmıştım hatırlarsanız önceden duyurduğum, iş ile ilgili bir posttu. Şimdi o yoldan geri döndüm, bilginize olsun istedim, ben yine tek tabanca olarak aranızda olmaya devam edeceğim..
O yola çıkarken başladığım bazı işler vardı, mecburen onlara devam edeceğim ara da sıra da sizlerden gelen istekler doğrultusunda ama dediğim gibi başladığım bir şey olduğu için, tek başıma ama İki Şehir Bir Meryem olarak..
Aslında blog yazmaya bile ara vermeyi düşündürecek, her şeyin boş olduğunu düşündüğüm bir süreç geçirdim, geçiriyorum belki de..
Bende değişiyorum kabul ediyorum ama etrafımda değişiyor işte..
İzmir'den yazıyorum bu postu.. Anneciğimin yanındayım.. Bu tatil olanların üstüne denk geldi, gariptir burada olmam atlatmaya da yardımcı oldu.. Hayat bana öyle çok şey gösterdi ki, işin garibi hala derinden üzülmeye devam edebiliyorum.. 
Hep dedim ya hani kendime bir yol çiziyorum diye evet yavaş yavaş şekilleniyor hayatım..
Aslında melankolik olmak falan istemiyorum işte ama, malesef huyum mu yapım mı bilmem neyse söz bu son :D 
Yani eleye eleye etrafımda öyle az kişi bıraktım ki mecburen son olmak zorunda..
Belki yanlış yapıyorum ama elimde değil, ben uzunca süre sabrediyorum bir şey için kendim nasıl özveri gösterdiysem, saygı duyduysam önem verdiysem kendim için de en azından biraz onu bekliyorum..
Ben en çok açık sözlülük istiyorum.. Ben yanlış, kötü bir insan da olabilirim ama bunu yüzüme açık açık söylesin istiyorum karşımdaki, öyle alttan alttan, ya da başkalarına söyledi mi işte ben o zaman çıldırıyorum..
Yapılan iyilik karşıdakinin yüzüne vurulmasın istiyorum..
Ya iyiliği yapan Allah için yapıyor bunu, bi sabretse, bir dursa Allah onun mükafatını zaten verecek ona, ama yok insan oğluyuz ya, başımız sıkıştığı anda her şeyi yakıp yıkmaya, pat pat konuşmaya öyle çok müsaitiz ki, kendi elimizle yaptığımızı kendi elimizle yıkıyoruz..
Kaşıkla verip sapıyla çıkarıyoruz yani :D 
Sinirliyim, üzgünüm, dertliyim ama mutluyum..
Mutlu bir yuvam var, hayata geleceğe umutla bakabileceğim beni seven bir eşim ve ailem var..
Rabbim'e binlerce kez şükürler olsun.. Gösterdikleri ve göreceklerim için..
Dostluk ise iki tane olsun temiz olsun diye baktığım bir şey artık bu son yaşadıklarımdan sonra benim için..
Çünkü biliyorum her hayır da bir şey, her şer de de bir hayır vardır..
Kendinize çok çok iyi bakın :) 
Mutlu olun kırmayın, kırarsanız da gerçekten pişmansanız düzeltmek için elinizden geleni yapın, çünkü insan oğluyuz kırmak sonra da toparlamak için yaratıldık..
Önemli olan toparlamayı isteyip istememek de zaten..